|
|
 |
|
January-April 2007
Volume:
3
No:
1
Abstracts |
|
|
Full Text
PDF |
» |
KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI TEDAVİSİ
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalıkları (KOAH) tüm dünyada sıklığı gittikçe artan ve ülke ekonomisine en fazla zarar veren hastalıkların başında gelenlerden birisidir. Bu özelliğinden dolayı Amerika Birleşik Devletlerinde Ulusal Kalp, Akciğer, Kan Enstitüsü (National Hearth, Lung, Blood Institute, NHLBI) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) otoriteleri birleşerek bu hastalığa dikkatleri çekmek ve mortalite ve morbiditesini azaltmak amacıyla Küresel Kronik Akciğer Hastalıkları Girişimi (Global Initiative for Chronic Lung Disease, GOLD) isimli organizasyonu kurmuşlardır. 2001 yılından itibaren bu organizasyon yayınladığı yazılarla KOAH hakkındaki yeni bilgileri tüm dünyaya iletmektedir. Bu yazının amacı hem GOLD, hem de yeni yayınların ışığı altında KOAH tedavisinde uygulanması önerilen son durumu gözden geçirmektir.
Prof. Dr. Emine Koçyiğit
|
|
|
Full Text
PDF |
» |
BİLGİSAYAR KULLANANLARDA MESLEKİ KAS İSKELET HASTALIKLARINDAN KORUNMA VE ERGONOMİ
Son 20 yılda çalışan popülasyonda bilgisayar kullanımındaki hızlı artış, bilgisayar kullanımına bağlı gelişen mesleki kas iskelet hastalıkları (MKİH) sorununu beraberinde getirdi. Bilimsel çalışmalarda bilgisayar kullananların, iş yerindeki fiziksel ve psikososyal risk etkenlerine bağlı olarak gelişen ağrılı ve sakat bırakabilen kas iskelet hastalıkları için yüksek risk altında olduğu gösterilmiştir. Öncelikle boyun ve üst ekstremiteler, daha az sıklıkla bel ve sırtı tutan bu hastalıklar, verimliliği azaltarak, yüksek iş günü kaybı ve sigorta tazminatlarına neden olarak ekonomiyi de olumsuz etkilemektedir.
Son yıllarda bilgisayar kullananlarda ergonomi eğitimi ve ergonomik iyileştirmeleri kapsayan programların etkinliği konusunda çalışmalar hız kazanmıştır.
Prof. Dr. Emel Özcan, Dr. Sina Esmaeilzadeh, Dr. Nalan Bölükbaş
|
|
|
Full Text
PDF |
» |
ÇOCUK HASTANESİ ACİL SERVİSİNE BAŞVURAN ZEHİRLENME OLGULARININ DEĞERLENDİRİLMESİ
Amaç: Ankara Dr. Sami Ulus Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne başvuran zehirlenme olgularının incelenmesi, etkenlerin dağılımlarının, klinik özelliklerinin belirlenerek alınılabilecek önlemlerin irdelenmesidir.
Yöntem ve Gereçler: Ocak 2000-Şubat 2004 tarihleri arasında acil servise başvuran 773 hasta retrospektif olarak incelendi. Olgular yaş, cinsiyet, zehirlenme nedeni, başvuru sırasında gözlenen semptomlar, mevsimsel dağılım ve prognoz yönünden değerlendirildi. Bulgular: Dört yıllık süre içerisinde acil servise başvuran 773 zehirlenme olgusu, tüm başvuruların %1,4’ünü oluşturuyordu. Olguların 421'i erkek, 352'si kızdı. En küçük vaka, iki haftalık, en büyük vaka 16 yaşında idi. 0-6 yaş grubundaki vakalar, tüm vakaların %69,34’ünü oluşturuyordu. Zehirlenmelerin yaz aylarında belirgin olarak arttığı (%48,8), Aralık-Şubat aylarında (%16,9) ise en az olduğu belirlendi. 2000-2001 yıllarında, ilaçlar zehirlenme nedenleri arasında ilk sırada iken, 2002-2003 yıllarında tarım-endüstriyel kaynaklı etkenler ile olan zehirlenmeler ilk sırayı almıştı. İlaçlar arasında, ilk yıllarda parasetamol içerikli ilaçlar sıklıkla görülürken, son yıllarda amitriptilin gibi trisiklik antidepresanlar ile zehirlenme olgularının arttığı belirlendi. Mortalite oranı binde 7,7 olarak hesaplandı.
Sonuç: Amitriptilin ve temizlik malzemeleri ile olan zehirlenmeler zaman içinde artmakta, mantar ve diğer ilaç zehirlenmelerinde ise mortalite yükselmektedir. Ailelerin bilgilendirilmesi, çalışmaların artırılarak epidemiyolojik verilerin ortaya çıkarılması zehirlenmelerin önlenmesinde yararlı olacaktır.
Dr. Gürkan Genç, Dr. Avni Saraç, Dr. Ülker Ertan
|
|
|
Full Text
PDF |
» |
AKUT BEL AĞRISIYLA BAŞVURAN BİR HASTADA BRUSELLA SAKROİLİİTİ
Bruselloz, tüm dünyada yaygın olarak görülen bir zoonozdur. Brusellanın en sık osteoartiküler tutulumlarından olan sakroiliit %34-69 oranında görülmektedir. Enfeksiyöz sakroiliit semptomları diğer bel ve kalça problemlerine ait semptomlarla benzerlik gösterdiğinden tanıda gecikmeler olabilmektedir.
Burada bel ve sağ kalça ağrısına bağlı yürüyememe şikayeti olan bir olgu sunulmuştur. Ateşi, terlemesi, hepatosplenomegalisi yoktu ve direkt radyografisi normaldi. Sakroiliak eklemin manyetik rezonans görüntülemesi ve açık biyopsisi ile enfektif sakroiliit tanısı kondu, daha sonra bruselloz olduğu tespit edildi.
Dr. Ajda Bal, Dr. Duygu Ünlüsoy, Dr. Ece Ünlü, Dr. Aslıhan Sever,
Dr.Rahime Depedibi, Dr. Aytül Çakcı, Dr. Bahri Keyik, Dr. Yalım Ateş
|
|
|
Full Text
PDF |
» |
BATIN CERRAHİSİ SONRASI BATINDA UNUTULAN CERRAHİ ALET KAYNAKLI ÖLÜM: BİR OTOPSİ OLGUSU
Batın cerrahisi sonrasında batında unutulmuş cerrahi aletler, gaz kompres ve drenler barsak tıkanıklığı, peritonit, yapışıklıklar, apse oluşumu ve fistüller gibi birçok ameliyat sonrası komplikasyona neden olabilmektedir. Bu durumlarda hasta uzun bir süre boyunca semptomsuz kalabileceği gibi bu komplikasyonlar ölüm sebebi dahi olabilir. Ameliyat sonrası unutulan gaz kompreslerle ilgili çok sayıda yayın mevcuttur, ancak cerrahi aletlerin unutulması kaynaklı ölümlerle ilgili az sayıda yayın bulunmaktadır. Bu olgu sunumunda karaciğer kist hidatiği tanısıyla ameliyat edilen ve girişimden 3 ay sonra şikâyetleri üzerine yapılan tetkiklerinde batında yabancı cisim tanısıyla tekrar ameliyat edilen ve batında unutulan Kocher klempinin ileumu komprese ederek nekroz ve peritonite neden olduğu tespit edilen 32 yaşında bir erkek olgu sunulmuştur. İkinci ameliyattan sonra erken dönemde ölen olgunun otopsisinde yaygın peritonit saptanmıştır.
Yalçın Büyük, İbrahim Üzün, Aytekin Coşkun, Ramazan Eryılmaz
|
|
|
Full Text
PDF |
» |
FAMİLYAL HİPOBETALİPOPROTEİNEMİLİ BİR OLGU
Bu yazıda familyal hipobetalipoproteinemili (FHBL) bir olgu sunulmaktadır. Otuzaltı yaşındaki kadın hasta üst karın bölgesindeki ağrı ile başvurdu. Olgunun serum total ve LDL (düşük dansiteli lipoprotein) kolesterol seviyeleri normalin yarısından daha azdı ve serum transaminazları iki kat artmıştı. Karaciğer biyopsisiyle steatohepatit tanısına ulaşıldı.
Serum total ve LDL kolesterol düşüklüğü ile birlikte giden karaciğer yağlanması olan hastalarda FHBL tanısı da akla gelmelidir.
Dr. Gürhan Şişman, Dr. Mehmet Uçucu
|
|
|
Full Text
PDF |
» |
HEMATOLOJİ TARİHİNDE BİR TÜRK
HASAN REŞAT SIĞINDIM
Akut myeloid lösemi teşhisi konulan bir hastanın kan örneklerinin çok farklı mikroskobik görüntüsü olduğunu tespit etti.
Prof. Dr. Nil Sarı, Dr. Ahmet Doğan Ataman, Dr. İbrahim Topçu, Dr. Ümit Zeyneb Belbez, Dr. Esin Karlıkaya,
Dr. Elif Vatanoğlu, Ferda Gündoğdu, Ümit Emrah Kurt, Necla Kınık
|
|